22 Eylül 2011 Perşembe

8 FINDIKPINARI YAYLASI - MERSİN

Mersin'de yaşadığım en önemli anlar, tüm çocukluk anılarımın göz kırptığı Fındıkpınarı Yaylasına yolculuğum oldu.
Fındıkpınarı Yaylası Mersinden 45 km uzaklıkta. Mersin-Mezitli semtinden kuzeye doğru ayrılan yol doğruca bizi Fındıkpınarına götürüyor. Eskiden kamyon ile karşılaştığımızda mutlaka kenara çekilip durmak zorunda kaldığımız daracık ve delik deşik yollar, şimdi genişletilmiş ve oldukça bakımlı hale getirilmiş. Çam ağaçlarının arasından yüksele yüksele Fındık pınarına ulaştık. Hiç değişmemişti sanki. Manzara benim hafızamda yaşayanın ta kendisi idi.


Dikkat ederseniz fotoğrafın sağ tarafında dalların arasından uzaklardaki yayla evlerini farkedeceksiniz. İşte ben tam burada ağlamaya başladım. Nedenini kendime hiç sormadan ince ince, uzun uzun ağladım.

Yayla netleştikçe gözyaşlarım arttı. Öylece, kendiliğinden sicim gibi akıyordu. Acı değildi de hasretin ağırlığıydı sanırım nedeni. İsyan değil hüzün doluydu yüreğim. Yayla demek babaanne şefkati demekti. Yayla demek un kokulu babaanne elleri demekti. Dedemin elinden tutup köy pazarından alışveriş yapmak, odunlu köy fırınına güveçte türlü pişirtmek, küçük çocuk ellerimle hamur yoğurmaktı ,   tulumbadan akan buz gibi suyu içmek, dalından dut yemekti yayla.. Çocukluğumun en güvenli en özgür, en sıcak kucağıydı Fındıkpınarı.


Sonunda çocukluk anılarımı yıpranmış tahtaların arasında saklayan dede evimiz göründü. Evi gördüğümde duygusallığın zirvesini yaşadım. Artık gözyaşlarım sesli dökülüyordu adeta.  Şimdi sımsıkı kapalı duran bahçe kapısı ben son gördüğümde ardına kadar açıktı ve babannem kollarını açmış, koşarak geliyordu bana doğru. Dedem terasın korkuluklarının ardından el sallıyordu bana gülerek. Onlar orada olmalıydılar. Ama yoklar. Bunu yüreğime anlatamadım bir türlü. Sanki yeniden veda ediyordum onlara.


Bir çocuğun tek ihtiyacı sevgidir bence. Otorite, yasaklar, azarlanmak ya da kısıtlanmak çocuğu küçültür. Onu büyüten tek şey sevgidir bence. Doğru beslenmek, iyi bakılmak, temizlik vs. safsata. Bir çocuğa özgüvenini kazandıran, doğruları bulmasını sağlayan, sağlam bir gelecek kazandıracak olan en önemli şeyi, katkısız, sınırsız sevgiyi babaannemden aldım ben. Onu o kadar özlüyorum ki.

Öylece kalakaldım eve bakarken. Zamanın tanımını hiç yapamadım zaten ben ama orada zaman sadece durmadı, 40 yıl geri gitti sanki. Bugüne dönmek zor oldu benim için.


Yukarıdaki resim, hafızamda yaşayan önemli karelerden biri. Bu çadırımsı yapılara "çatma" derler. Bir kaç dal parçası, birkaç savan... Çatıverirler yuvalarını tıpkı kuş yuvası gibi ve yaz boyu buralarda yaşarlar Türkmenler.Bilgi için Bkz.

Ve yaklaşık 30 yıl sonra ziyaret ettiğim fındık pınarı yolculuğum yüreğimden böyle sıyırıp geçti.
Hoşçakal Fındıkpınarı, hoşçakal babaanne, elveda çocukluğum... 





8 yorum :

  1. canım ablam ne diyeyim bilmiyorumki...fındıkyaylası çok güzel görünüyor gezmeyi birgün çok isterim. özlediğin ve artık yanında olmayan sevdiklerine de rahmet diliyorum.memlekete her gittiğimde bende benzer duygu seline kapılıyorum hele ayrılırken bin parçaya bölünüyorum.gurbet zor,gurbet gelini olmak daha bir zor.sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  2. Evet Alanay... Gurbet zor gerçekten. Ne kadar "alıştım" dese de insan bir küçük fotoğraf, bir söz hasreti depreştiriyor. Beni anlaman ne güzel.

    YanıtlaSil
  3. ayrılması hüzünlü olsa da anılarınızın sizi orada her daim beklediğini bilmek hoş bir duygu olsa gerek... her adımda, her ayrı noktada canlanan eski görüntülerin tadı vazgeçilemez olmalı...
    kaybettiğiniz tüm sevdiklerinize de Allah'tan (c.c.) rahmet dilerim...
    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  4. Amin...Nasıl da güzel dile getirmişsin anlatamadıklarımı Sevgili okuyan. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. ne güzel dile getirmişiniz,insanın hayatında böyle iz burakan insanlar çok azdır ve siz şanslı olanlardanmışsınız .
    Allahtan rahmet diliyorum, eminim sizle hep gurur duymuşlardır
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
  6. Amin... Hayattan ayrılan tüm sevdiklerimize Allah rahmet eylesin.
    Gerçekten de şanslıyım. Bana sevgisini sınırsızca veren çok kıymetli insanlar yetiştirdiler beni. Ben onların kanını taşıdığım için kendimi çok özel hissediyorum.

    YanıtlaSil
  7. merhabalar resimler doğa süper.
    siz mersin' de mi ikamet ediyorsunuz? ben mersin mezitlide oturuyorum. mersinli bloggerları araştırırken sizi buldum. sevgiler

    YanıtlaSil
  8. Mersinde doğup büyüdüm. Ama şimdi Bursa'dayım sevgili Özlem. Annem ve kardeşim Mezitli'de oturuyorlar. Senede bir kaç kez onları ziyarete gittikçe anılarımı tazeliyorum. İyi ki bulmuşsun beni. Yorumunu okuyunca buram buram akdeniz koktu.

    YanıtlaSil

İYİ Kİ VARSINIZ...