YAPTIKLARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAPTIKLARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2016 Pazartesi

14 KUCAK TEPSİM ESKİMİŞTİ BİR DAHA ESKİTTİM.



Terapi olsun istedim. Yani belki beni gözyaşlarının içinden çıkarır dedim.

Evde bir TV var. Ama pek işe yaramıyor. Çünkü, bana yeni bilgiler katmayan, duygusal dünyama pozitif katkısı olmayan, beyin yıkamayı hedef edinmiş programları izlemiyorum. Dizilerden nefret ediyorum. Bilgi içerikli yarışmaları ve haberleri izliyorum. Türksata bağlı TV. Yani öyle paralı kanallar yok bizde. Film, belgesel vs. kıtlığı yaşıyorum. Bu yüzden TV benim oyalanma aracım değil.

Boş zamanlarımı PC başında geçiriyorum. Haberleri de genellikle PC den izliyor, gazeteleri PC den takip ediyorum.

Ne kadar kaçarsa kaçsın insan, vatanı söz konusu olunca travmalardan kurtaramıyor kendini. Son 3-4 yıldır millet olarak darbe üstüne darbe yaşıyoruz. Tam bir travmadan çıkıyorum derken bir yenisi daha da ağır biçimde patlak veriyor. Üzülüyorum. Korkuyorum. Uykularım kaçıyor ya da uykuya sığınıyorum bazen. Dikkatimi hiç bir şeye veremiyorum. En sevdiğim iş kitap okumaktır. Son zamanlarda okuduklarımı da anlayamaz hale geldim.

Hobilerim vardı. Her türlü el işi ilgi alanım içindeydi ama ne yazık ki artık ilham filan da kalmadı. Yeni bir şeyler yapmak için odaya girdiğimde malzemelere aptal aptal bakıp çıkıyorum.

Sonunda yıllar önce kızımın bana hediye ettiği ve daima elimin altında olan, her fırsatta kullandığım kucak tepsisi dikkatimi çekmeyi başardı. Çok yıpranmıştı. Zemindeki resim yer yer silinmişti. Kirli görünümünden kurtarmaya karar verdim ve elimdeki malzemelerle onu bir güzel eskitip yeni bir resim yerleştirdim. Transfer kağıdı kullandım. Güllü dallı şeyleri sevmem ama piyasadaki hazır kağıtlarda benim sevdiğim desenler yok. Ben de kolaya kaçıp elimde olanı kullanıverdim.

Son olarak Allah vatanımızi bir an önce bu kabuslardan kurtarsın diyorum. Amin.







1 Şubat 2016 Pazartesi

4 YAKTIM



Bu ahşap yakma olayı inanılmaz keyifli bir şey. İnsana dünya ile ilşkisini kestiriyor. (Ne cümle oldu ama...) Sahiden de zaman-mekan ilişkisi filan bile kesiliyor. Yakmaya başlarken gün aydınlıktı. Bittiğinde ise hava kararmıştı ama ben farkına varmadım.

Aşağıdaki fotoğrafta iki pano var. Küçük olanı kızım Elif yaptı. Büyük boy olanı da ben yaptım.. Üzerlerindeki cümleler ise tamamen sahiplerine ait. Yani alıntı filan değil.







27 Ocak 2016 Çarşamba

5 GÜL VE MUM ALEVİ

Nasıl bir duygu olduğunu izah edemem ama güllerin ve mum ışığının bende yarattığı duygu hemen hemen aynıdır.
İkisine de bakarken bedenimin, yaşadığım ortamın, kısacası maddenin yok olduğunu, geriye sonsuzluğun, mekansızlığın kaldığı, var olmakla olmamak arasındaki bir sarmalın içine itildiğimi hissederim.
Eğer ikisi bir aradaysa varın halimi siz düşünün. İyi ki Keskin ahşaptan bir mumluk yapmış, iyi ki evde kullanılmamaktan boynunu bükmüş bir mum bulabilmişim, iyi ki kırmızı gülü mum ışığında izlemenin tadına varabilmişim.
Romantiğim bu günlerde arkadaş. Dokunmayın bana, kendime gelmeyeyim.




21 Aralık 2015 Pazartesi

0 AHŞAP MUMLUK

Keskin yapar, ben evimi süslerim. İyi ortaklık ama değil mi?

Resimdeki mumluk önceleri bir odun parçasıydı. Keskin ortalıktan kaybolduğu bir akşam üzeri elinde bu şamdanla geliverdi. El emeği ne kadar başka bir şey. El emeği ile yapılan sürprizin ise, bedeli hiç bir maddi şeyle ödenemez. Acaba onu çok seviyor olmam yeterli olur mu? :)






3 Aralık 2015 Perşembe

9 ELMA AĞACI


Keskin'le bir minik elma ağacı yapmıştık. Burada Gülbilge ile Mercan için güzel bir oyuncak olmuştu.
Üzerinden bir yılı aşkın zaman geçti. Bir ay kadar önce bir mail aldım. Genç bir bayan öğretmen internetten araştırıken benim bloguma ulaşmış. Bu elma ağacının büyük boyutlusunu arıyormuş. "Bana yardımcı olur musunuz?" diyordu.
Maili okudum. İçim içime sığmadı. Ancak bu iş benim boyumu aşardı. Çünkü ne ağacı kesebilirdim ne de torna başına geçip elma yapabilirdim. Her şey Keskin'e bağlıydı. Heyecanla ona anlattım durumu. "Maliyetini filan soruyor" dedim. "Yapar mısın? Yaparsan kaça yaparsın?"

Gerçi bir bedel biçecek olsaydı küserdim ben ona ama Keskin'in kocaman yüreğini tanıyordum. Beni yanıltmadı. "Para alınır mı?" dedi direkt. "Okula bağışımız olsun." Oleyyyy... Bir an bile düşünmedi. "Yapmam" demedi. "Zor iş" demedi.
O kesti. Ben boyadım. Ve ortaya böyle şirin bir elma ağacı çıktı. 3 gün kargoda dolaştı. Sonunda yerine ulaştı veee sınıfın duvarına yerleştirildi.
Şimdi sıra okumayı söken öğrencilerin elmalarının kızarmasına ve isimlerinin ağaca yazılmasına geldi. Hem öğretmenimize hem de minik öğrencilere başarılar diliyorum.










7 Eylül 2015 Pazartesi

5 SEPET

Yok , olmuyor.. Kendimi gündemin dışına atamıyorum. Oyalanmak için ne yaparsam yapayım unutamıyorum. Bir şeylerle uğraşmak sadece kendimi daha da suçlu hissetmeme neden oluyor.

16 şehit diyor herkes. 16... Allah'ım sen yardım et hepimize. Askerlerimize, ailelerine, milletime yardım et.

Duracak gibi değil. Bitecek gibi değil. Nur içinde yatın kınalı kuzular. Ruhunuz şad olsun. Rabbim size cennetinden mekanlar versin. 
 *** *** ***
 Tamamen uykusuz bir gecenin ardından , bir kaç gün önce yaptığım sepetin fotoğraflarını çektim bugün. Bu sepet annemin babasının kullandığı, tarihler öncesinden bana kadar gelen bir sepet. Kapağını ve alt kısmını beyaza boyadım. Kapağın üzerine geçen sonbaharda toplayıp kuruttuğum sonbahar yapraklarını yapıştırdım. Kuru yaprakları porselenleştirme sıvısı ile sağlamlaştırdım. Aksi halde hemen ufalanııyorlardı. İşte böyle. Oyaladı mı beni? I-ıh. İçim yanmaya, kuru yaprak gibi ufalanmaya devam ediyor. :(










18 Temmuz 2015 Cumartesi

6 PASAKLI DİKİŞ KUTUSU

Evet.. Pasaklı işte. Bildiğin kirli bir kutu. Heh he... Kirlenmek de kirletmek de çok güzel. Hani şu hazır mdf kutular var ya. Onlardan birini, hem de içini türlü türlü hobi malzemesiyle doldurarak armağan etmişti Zeynep. Aldığım en güzel hediyelerden biriydi.

Üzerinden neredeyse 1 yıl geçti. Bir türlü elim varmadı. Bir türlü hayal edemedim bu kutuya ne yapabileceğimi.

Sonunda, elime yeni geçirdiğim peçete ilham verdi ve başladım boyamaya. Eskitme objelere bayılıyorum. Uzun süre de bu tarzdan vazgeçemeyeceğim sanırım. Kullandığım yöntem "eskitme"den ziyade "kirletme" şeklinde. Sür boyayı beyaz zemine, yay bi güzel. Şansına ne çıkarsa artık. Sonuç daima sürpriz oluyor. Belki de bu yüzden seviyorum bu metodu.

Not: Atölye odama döndüm galiba. Umarım artık yeni ve güzel denemelerim olur. Umarım sizlerle daha çok ilgilenebilir ve paylaşabilirim hayatı.











15 Temmuz 2015 Çarşamba

0 DERLİ TOPLU


Bir kitap okuma kutusu daha hazırladım. Ama bu kez banyo dolabımın lavabo tarafına astım ve içine saç kurutma makinesi ile tarak ve fırçalarımı yerleştirdim.


 Kolay değildi. Önce benim verdiğim ölçülerle Keskin'in kestiği mdf parçaları beyaz tutkalla birbirine monte ettim. Sonra astar boya ile bir kat boyadım. Sonraaaa peçete dekupaj yaptım. Fistoları yapıştırdım. Arkasına metal askıları çaktım. Bitti. :)


Bu kutuyu, saçlarımı kuruturken kolaylık olsun, ihtiyacım olan malzemeler derli toplu ve el altında olsun diye istedim. İyi ettim di mi?

Diğer Kutulara da Bakabilirsiniz




14 Temmuz 2015 Salı

6 BİLGİSAYAR MASAM ÇOK ESKİDİ







Tam 7 yıldır kullandığım bilgisayar masamın kaplaması kabardı. Her tarafı sürtünmekten sıyrılıp bozuldu. Eski halinin fotoğrafını çekemedim ama aşağıda ki resim size fikir verecektir.




 Masanın yüzeyini güzelce zımparaladım. Temizledim ve tek kat beyaz astar boya ile boyadım. Şu astar boya nedir hala tam olarak bilmiyorum ama ben plastik badana boyası kullandım. Yine zımparaladım hafifçe.  Sonra beyaz parlak sprey boya püskürttüm.

 Tam 4 kat boyadım. Yani 2 tüp boya harcadım. İyice kuruduktan sonra yeşil ve kahverengi antique (Eskitme) boyasını gelişi güzel sürdüm. Nemli bir bezle boyayı yüzeye boydan boya yaydım. Umduğumdan çok daha farklı bir sonuç elde ettim ama doğrusu bu hali de gözüme güzel göründü.





 Kuruduktan sonra da, kenarlarını yırtıp mum alevinde yakarak eskittiğim dekupaj kağıdını ortasına yapıştırdım.

Son olarak da bol bol vernikledim. Hi hi.. şimdi temiz, eşi olmayan, şık bir masada oturuyorum. Darısı başınıza.

29 Mart 2015 Pazar

9 YAKARIM ABİ... !


Başlığa bakıp ne düşündünüz bilmem ama, ben gerçekten de yaktım. Aşağıda gördüğünüz ahşap kavanozu Keskin yaptı. Şaka yapmıyorum. Gerçekten de kapağıyla, kutusuyla torna makinesinde O yaptı. Pavlonya ağacı kullanmış. İncecik, hafif, çok kullanışlı bir kutucuk olmuş bu.

İyi de benim emeğim yok bunun içinde. Olmaz. Her şeyde ikimizin de parmak izi olmalı.

Haaa.. Bu arada Keskin bana harika bir hediye aldı.. Ahşap yakma makinesi.. Anladınız di mi şimdi başlıktaki "Yakma" olayını.

Durur muyum? Hemen kutunun üzerine bir desen çiziverdim.. Öyle kendiliğinden, içimden geldiği gibi bir çizim oldu. Aldım makinenin kızgın kalemini elime, bir güzel yaktım abi.. :) Öyle zevkli, öyyyle zevkli bir şey ki.. İnsanı kendinden geçiriyor. Zaman, mekan filan uçup gidiyor.

Sonra da tane karabiberleri içine yerleştirdim. Ay çok mutluyum ya.. Siz de çok mutlu olun e mi! İnadına mutlu olun. 






16 Mart 2015 Pazartesi

10 İĞNE İPLİK YOK


Evet... Hiç iğne iplik kullanmadan bir runner yaptım. A..aaa.. Güzel oldu tabii. Ben yaparım da güzel olmaz mı?

Öyle ballandıra ballandıra anlatmama gerek yok. Kumaş, dantel bir de kumaş tutkalı yetti bana.
Dikiş yerine yapıştırıcı kullandım anlayacağınız. 

 Makinede bile yıkanabiliyor. Yapıştırılan parçalar ayrılmıyor. Çünkü denedim. Dikiş makinem yok demeyin artık. Kumaş yapıştırıcısı inanın çok işe yarıyor. 


Gerçeğinin, fotoğraflardan çok daha şık durduğunu söylemeliyim.
Bugün burnu büyük günüm. Hava atacağım işte. (Hava nasıl atılır ya... Tutamam ki atayım) Hi hi.. Yeni düşünüyorum bu deyimi. Hava.. atmak.. Yok yok.. Kafam da durdu. Gevezelik bile yapamıyorum. Hadi bana bugünlük byeeee... 



 

27 Ocak 2015 Salı

24 KUTULARI KAPLADIM YİNE

Oh be..! Nihayet atölye odamda vakit geçiriyorum bir kaç gündür. Mutfak tezgahımda çöp kutusu yoktu. Her defasında dolap kapağını aç, kutuyu çek, çöpü at, kutuyu it, kapağı kapat... canıma yetmişti. Hiç mi marketlere gitmiyorum... Gidiyorum elbette ama içime sinen kutular hep gözüme pahalı geliyor, almaktan vazgeçiyordum.

Sonunda kendme kızıp soluğu atölyede aldım. Elime geçen ne varsa, (küçük konserve kutusu, büyük konserve kutusu, deterjan kutusu, süngerlik... ) boyamaya başladım. Hepsini de aynı peçete ile dekupajladım. Bu arada Keskin çöp kutusuna ahşaptan bir kapak kesti. Onu da beyaza boyayıverdim.

Oleeeyyy... Tezgahım pek bi değerlendi canım. Artık baktıkça keyiflenirim.