kavanoz süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kavanoz süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2012 Cuma

16 BULGUR KAVANOZU SÜSLEYEREK KADINCA YAŞAMAYI SEVMEK

 Önce bulgur kavanozumdan söz etmeliyim. Bana zor gelen bir günü bulgur kavanozu süsleyerek kolaylaştırdım. Robası lastikle büzülmüş bir yazlık elbisemi, kumaşından yararlanmak üzere parçalara ayırmıştım. Roba kısmını da saklamışım. Bulgur kavanozuma bu parçayı geçirirsem gerektiğinde çıkarıp yıkayabilirim diye düşündüm. Bir iri düğme, doğal rafyaya bağlanan bir etiket ve kapağına yaptığım makrome ile şirin bir bulgur kavanozu elde ettim.



Kavanoz ev temizliğinin aralarında beni motive etsin diye yapılan bir ara iş idi. Aslında olayı büyütmek istemiyorum ama dile getirmediğim sürece de içimde büyüyüp patlıyor. Profilimde de yazdım ya hani.. "Müebbet ev kadınıyım" demiştim. Ben bunu hep bir mahkumiyet olarak gördüm çünkü. Bütün kadınlar birer Sindirella benim gözümde. Bütün kadınlar görünmez prangalarla bağlı.

 Geçmişin derinliklerine indiğimde annemin bana ceza olarak yaptırdığı işe kadar uzanıyor nefretim. Çok küçüktüm daha. 7-8 yaşlarındaydım. Bizim evin 12 basamaklı tahta merdivenleri vardı. Basamaklar 1 metre enindeydi. Bir suç mu işlemiştim, cezamıydı bu tam olarak bilmiyorum ama bana ceza gibi geldiği kesin. Annem elime bir tel fırça verdi. Bir de sarı boyalı suyla dolu bir kova. Fırçayı suya batırıp merdivenleri kare kare fırçalamıştım. Boyumun yetmediği iplere uzanıp çamaşır asardım. Ev dağınık olduğu zaman en  şiddetli azarlarını işitirdim annemin. Çünkü 6 kişilik bir evi çekip çevirmek annem için çok zordu ve tek çaresi en büyük kızı olan bendim.
Babamın verdiği cezalar da ev işleriydi zaten. Haşarı bir çocuktum. Zaptı rapta gelmezdim. Asiydim ve bütün cezaları hakediyordum aslında. O gün ne yapmıştım bilmem. Büyük ihtimalle yine evden kaçıp denizi seyretmeye gitmişimdir. Babam suçumu geç saatte öğrenmiş olmalı ki herkes yattıktan sonra beni kaldırıp mutfağa yolladı. Mutfakta bütün tezgah, masanın üstü hatta yerler bile bulaşık kabla doluydu. Babam "Bu mutfak temizlenmeden uyumayacaksın" dedi. Gece yarısı saatler süren mutfak temizliği babamın gözetimi altında tamamlandı.

Yok.. Onları haksız bulmuyorum. 1950 li yıllarda, dedikodusu bol bir küçük şehirde namuslu kız evlat büyütmek kolay değildi elbet. Belli ki beni dedikodulardan korumak içindi bütün yasaklar ve bütün cezalar. 

Çocukluğumda kadın olmanın karanlığını annemin gözyaşlarında tanıdım. Bayram günleri kadınlar tarafından erkekler için kurulan ziyafet sofralarının artıklarında kadın ve çocukların karın doyurduğu zamanlardı onlar. Bayramlar annemin gözyaşlarıyla ıslanırdı.  İsyan etmem, ev işlerini şiddetle reddetmem için çok nedenim var aslında.Ne çare ki omuzlarımıza asırladır bir kambur gibi eklenen bu görev illa ki  yapılacak  Çaresizce kendime bu işleri severek yapmanın yollarını öğretmeye çalışıyorum. Eşime bu konuda çok şey borçluyum. Çünkü bana gerçekten de çok yardımcı oluyor.
Uzun sözün kısası ben bugün temizlik yaptım.

Temizlediğim yer evin bütün kış kapalı kalan çekme katıydı. Temizlerken bir taraftan da asılmayı bekleyen saat ve bazı çerçeveler de yerleşti. Bizim çekme kat genellikle yakınlarımızın evlerinde artık kullanmadıkları ve saklanmak üzere çiftliğe getirdikleri eşyalarla düzenlendi. Yemek masası ve sandalyeler kızkardeşimin. Yürüme bantı Keskinin yeğeninin. Bisikletimsi şey benim damadımın. Halı kayınvaldemden kalan antika halı. Sandık yine kayınvaldemden. Kalabalık bir misafir gurubu geldiğinde bu kat epeyce yasak savıyor. Banu bir yorumunda evini de fotoğrafla demişti. İşte şimdilik çekme katın fotoğraflarını çekip yayınlayabiliyorum.

Merdivenlerden çıkıyoruz.

Kitaplık karşıda.

Tavan böyle görünüyor.

Armut koltuklu dinlenmeköşesi

Kuzeye bakan pencere

Kuzey pencerenin önünde Ayşenur'un yemek masası

Altta kayınvaldemin, üstte benim babaannemin kömür ütüsü var

Tarihte Sakallı diye anılan Nurettin Paşa eşimin ailesinin damadı imiş  Fotoğraf ve çerçevesi orjinal .

Eşimin yeğeninin yürüme bantı

Kayınvaldemin sandığı

Divan ve Ayşenur'un seccadesi

Güneye bakan pencere ve damadımın egzersiz bisikleti

Heybem.. Bunu çok seviyorum ben.






27 Nisan 2012 Cuma

4 YİNE BİR CAM KAVANOZ SÜSLEME ÖRNEĞİ


Kısa günün karı dedim ve bir cam kavanoz daha süsledim.Ben bu işi çok seviyorum...

Yaptığım iş oldukça basit aslında. Gazetenin resim ve renk olmayan bölümlerini kullandım.Nescafe yaptım önce. Biliyorum "Konumuzla ne alakası var şimdi kahvenin" diyeceksiniz. Ama ben kahveyi içmek için değil gazete kağıdını eskitmek için kullandım. Fırçayla kahveyi gazeteye bir güzel sürüp kuruttum. Harika bir eski gazete elde ettim. Sonra gazetenin ince uzun parçasını kavanoza sarıp dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Sonra başka gazete parçaları kesip kenarlarını yaktım ve ilk gazetenin üzerine gelişigüzel yapıştırdım.Hepsinin üzerine dekupaj tutkalı sürdüm. Tutkal, malzemeyi hem koruyor hem de hafif bir parlaklık oluşturuyor.

21 Mart 2012 Çarşamba

34 PUANLI BAHARATLIK SETİ NASIL YAPILIR?

Not: Yaptığım hataları fotoğrafların en sonuna yazdım. :)
İşte son hamlem.. Eskişehir'e gitmeden önce yetiştirmek için zamanla yarıştım ve galiba başardım.
Küçük kızım Elif ve damadım Tarık, İngiltere'den Almanya'ya geçiş yaptılar. İngiltere'de iken eşyalı bir evde kalıyorlardı. Almanya'ya geçiş yapınca kendi eşyaları ile bir ev düzenlemeye başladılar. Kısacası kızımın çeyizi şimdi gidecek. :) Bu kavanozları da onun için süsledim. Baharat takımı annesinin el emeği olacak yani :) Renkler onun özel talebi. Zeynep için yapmış olduğum baharat takımı da BURADA

Yapım aşamalarına gelince;

14 Şubat 2012 Salı

21 KIZIM ELİF İÇİN

 Sevgili Kızım Elif'e Bursa'dan çoook uzaklara bir kavanoz sevgi gönderiyorum. Kavanozun kapağını açtığında bütün dünya anne sevgisi ile dolacak.
Sheet music şeklinde arattığımda internette olağanüstü resimler buluyorum. O kadar çok sevdim ki bu tarzı, belli ki sık sık kullanacağım.

Bu kez nota kağıdını kavanoza sardım.

10 Şubat 2012 Cuma

15 CAM KAVANOZA VİNTAGE SÜSLEME YAPTIM

Uzun zamandan beri yapmayı istediğim süslemeyi nihayet gerçekleştirdim.Cam kavanoza eskitilmiş nota sayfasını dekupaj yaptım. O kadar eğlendim ve o kadar keyif aldım ki bu çalışmadan. Postun alt taraflarına kullandığım resmi ve kelebek şablonunu yerleştirdim.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

7 Kavanoz Süsleme

Bugün iyi günümde değildim ki... Şehitlerimizi düşünüp düşünüp ağladım hep. Belki de bu yüzden ne yaptıysam elime ayağıma dolandı. Bu mini kavanozu da daha önce beyaza boyamıştım. Kolaya kaçıp kırmızı puanlar yapayım dedim. Küçücük kavanoza koca koca puanlar yaptım. Yakıştı mı? Yakışmaz tabii. Ama oldu bir kere. Sonra üzerine kabartma yaptım. Kurdelesini de bağladım. Sonra bir de baktım ki... elimde hiç fotoğraf yok. Tamamlanan kavanozun fotoğrafını çektim o kadar. I-ıh. İnsan üzgünse, kendisini mutlu hissedemiyorsa yaptığı işlerden verim alamıyor. Yine de iyi ki yaptım diyorum. Terapi oldu benim için. Oyalandım. Yaptığım işle kavga ederken göşyaşlarına ara verebildim en azından.



30 Haziran 2011 Perşembe

15 KAVANOZ SÜSLEME 2.

Bugün çok anlamsız bir  isteksizlik var içimde. Hava sıcaklığının ani düşüş ve yükselmelerinden kaynaklanıyor olmalı. Yeni bir şeyler yapayım istedim. Atölye odamdaki malzemelerime bakıp bakıp çıktım. Sonunda kavanoz süslemeye karar verdim ama her zaman bana keyif veren bu çalışma bile miskinliğimi yok edemedi. Sürüne sürüne yaptım desem abartmış olmam. Ama sonuç bana göre iç açıcı idi. İlk kez kabartma desen çalıştım.

Tıpkı pencereli kavanozlardaki gibi kavanozları önce beyaz akrilik ile boyayıp peçete dekupajı uyguladım. Puantiye pembe ve mavi peçeteler seçtim. Kavanozlar kuruken de hamuru hazırladım.
Kavanoz süsleme_1

18 Nisan 2011 Pazartesi

12 KAVANOZLAR PEÇETE GİYDİLER VE BAHARATLIK OLDULAR


Önce kavanozun etiketlerini çıkarıp temizlemem gerekiyordu. Tüm samimiyetimle söylüyorum, benim için tam bir işkence oldu. Kaynar suya soktum. Ateşe tuttum. Tiner denedim. Sonunda bıçakla kazıya kazıya temizledim. Evde aseton olsaydı belki daha kolay çıkarabilirdim.  Bu işin kolayını bilen varsa n’ooolur söylesin. 

Başlangıçta kavanozlara etiket hazırlamayı düşünmüştüm. Ama etikete yazıyı bir kere yazarsın. Bir daha da o kavanoza başka bir şey koyamazsın. Yani "TUZ" yazan kavanozda "Nane" bulunmamalı. Aklıma etiket yerine kavanozlara pencere bırakmak geldi. İyi ki de geldi. Bu şekilde daha kullanışlı olacağı kesin.