keskin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keskin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2016 Çarşamba

5 GÜL VE MUM ALEVİ

Nasıl bir duygu olduğunu izah edemem ama güllerin ve mum ışığının bende yarattığı duygu hemen hemen aynıdır.
İkisine de bakarken bedenimin, yaşadığım ortamın, kısacası maddenin yok olduğunu, geriye sonsuzluğun, mekansızlığın kaldığı, var olmakla olmamak arasındaki bir sarmalın içine itildiğimi hissederim.
Eğer ikisi bir aradaysa varın halimi siz düşünün. İyi ki Keskin ahşaptan bir mumluk yapmış, iyi ki evde kullanılmamaktan boynunu bükmüş bir mum bulabilmişim, iyi ki kırmızı gülü mum ışığında izlemenin tadına varabilmişim.
Romantiğim bu günlerde arkadaş. Dokunmayın bana, kendime gelmeyeyim.




21 Aralık 2015 Pazartesi

0 AHŞAP MUMLUK

Keskin yapar, ben evimi süslerim. İyi ortaklık ama değil mi?

Resimdeki mumluk önceleri bir odun parçasıydı. Keskin ortalıktan kaybolduğu bir akşam üzeri elinde bu şamdanla geliverdi. El emeği ne kadar başka bir şey. El emeği ile yapılan sürprizin ise, bedeli hiç bir maddi şeyle ödenemez. Acaba onu çok seviyor olmam yeterli olur mu? :)






11 Aralık 2015 Cuma

3 KİM DEMİŞ "SAKSIDA PORTAKAL YETİŞMEZ" DİYE


Burası Bursa ovası. Karı, kırağısı eksik olmaz kışın. Oysa portakal güneşi sever, sıcağı ister. Memleket hasretinin kokusudur portakal benim için. Çocukluğumdur. Tahta tekerlekli at arabasında dede torun söylediğimiz "Zeytinyağlı yiyemem aman" türküsüdür.

Keskin bu. Ben söylemesem de bilir içimdeki hasreti. Portakalı saksıya ekip balkonuma yerleştirir. 1 yıl geçer. 2 yıl geçer.. Sonunda çiçeklenir dalları... Minik yeşil portakallar görünür. Kışa doğru irileşir, sararmaya , gerçek rengini almaya başlar. Çocukluğumun kokusu evimin balkonundan yayılır Bursa'ya.

İnsan istesin yeter.Teşekkür ederim Keskin. Çok teşekkür ederim. İyi ki varsın.





3 Aralık 2015 Perşembe

9 ELMA AĞACI


Keskin'le bir minik elma ağacı yapmıştık. Burada Gülbilge ile Mercan için güzel bir oyuncak olmuştu.
Üzerinden bir yılı aşkın zaman geçti. Bir ay kadar önce bir mail aldım. Genç bir bayan öğretmen internetten araştırıken benim bloguma ulaşmış. Bu elma ağacının büyük boyutlusunu arıyormuş. "Bana yardımcı olur musunuz?" diyordu.
Maili okudum. İçim içime sığmadı. Ancak bu iş benim boyumu aşardı. Çünkü ne ağacı kesebilirdim ne de torna başına geçip elma yapabilirdim. Her şey Keskin'e bağlıydı. Heyecanla ona anlattım durumu. "Maliyetini filan soruyor" dedim. "Yapar mısın? Yaparsan kaça yaparsın?"

Gerçi bir bedel biçecek olsaydı küserdim ben ona ama Keskin'in kocaman yüreğini tanıyordum. Beni yanıltmadı. "Para alınır mı?" dedi direkt. "Okula bağışımız olsun." Oleyyyy... Bir an bile düşünmedi. "Yapmam" demedi. "Zor iş" demedi.
O kesti. Ben boyadım. Ve ortaya böyle şirin bir elma ağacı çıktı. 3 gün kargoda dolaştı. Sonunda yerine ulaştı veee sınıfın duvarına yerleştirildi.
Şimdi sıra okumayı söken öğrencilerin elmalarının kızarmasına ve isimlerinin ağaca yazılmasına geldi. Hem öğretmenimize hem de minik öğrencilere başarılar diliyorum.










29 Mart 2015 Pazar

9 YAKARIM ABİ... !


Başlığa bakıp ne düşündünüz bilmem ama, ben gerçekten de yaktım. Aşağıda gördüğünüz ahşap kavanozu Keskin yaptı. Şaka yapmıyorum. Gerçekten de kapağıyla, kutusuyla torna makinesinde O yaptı. Pavlonya ağacı kullanmış. İncecik, hafif, çok kullanışlı bir kutucuk olmuş bu.

İyi de benim emeğim yok bunun içinde. Olmaz. Her şeyde ikimizin de parmak izi olmalı.

Haaa.. Bu arada Keskin bana harika bir hediye aldı.. Ahşap yakma makinesi.. Anladınız di mi şimdi başlıktaki "Yakma" olayını.

Durur muyum? Hemen kutunun üzerine bir desen çiziverdim.. Öyle kendiliğinden, içimden geldiği gibi bir çizim oldu. Aldım makinenin kızgın kalemini elime, bir güzel yaktım abi.. :) Öyle zevkli, öyyyle zevkli bir şey ki.. İnsanı kendinden geçiriyor. Zaman, mekan filan uçup gidiyor.

Sonra da tane karabiberleri içine yerleştirdim. Ay çok mutluyum ya.. Siz de çok mutlu olun e mi! İnadına mutlu olun. 






7 Ocak 2014 Salı

15 Möööö...!

Keskin yaptı. Meşe odunu kesip kesip, ince ince çalışarak yaptı. Ah, bilseydim böyle güzel bir şeyin ortaya çıkacağını, taaa başından o abuk sabuk odun parçasının aşamalarını da fotoğraflardım. Olsun bir dahaki çalışmaya artık...

Boyama işlemi bana ait. Azıcık benim de katkım var anlayacağınız. Ama ben bu möööyü o kadar çok sevdim ki çocuk olup onu ellerimin arasında uyutmayı isterdim. :)



4 Kasım 2013 Pazartesi

8 ANAHTARLAR DERLİ TOPLU


Anahtarlık mı? Ya ne denir buna bilemedim. 20x20 boyutlarında ahşap malzemeden Keskin'in kestiği bu şirin evi boyadım. Anahtarları taktım ve yerine yerleştirdim. Duvara asınca da pek bi şirin oldu.

Yeşil, evin babasının , pembe, annesinin, mavi de evin çocuğunun anahtarlığı. Nasıl ama?
Esin Kaynağım.
Fotoğraflar için özür dilerim. Gün ışığında çekim yapınca yenilerim. N'apimm tamamladığımda hava kararmıştı yine





NASIL YAPILDI ?
 



25 Ekim 2013 Cuma

17 AHŞAP ŞEKERLİK

Keskin yaptı yine yapacağını.Aşağıdaki resimde kapalı duran iki boyutlu bir kesim var. Bir sonraki resimlerde de bu iki boyutlu ahşabın açılıp şekerlik haline dönüşmüş halini görüyorsunuz.

Onu kıskanıyorum galiba. Çünkü uzun zamandır yeni bir şey yapmak gelmiyor içimden. Daha baştan onu yenemiyeceğimi anlayıp pes ettim. Oysa ben yarışmayı severim. Beni tetikler bu duygu.  Öyle bir şey yapmalıyım ki onun yaptıkları gölgede kalmalı. Pes edince kolum kanadım kırıldı.

Şaka tabii. Ayrı kulvarlarda çalışıyoruz. Yine de kıskanıyorum.  Akrep burcuyum n'apiimmm.